DOLAR
32,2409
EURO
34,9941
ALTIN
2.429,00
BIST
10.653,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana
Az Bulutlu
27°C
Adana
27°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
28°C
Cuma Açık
30°C
Cumartesi Açık
34°C
Pazar Açık
36°C

‘Rahat dönem olmayacak bedel ödeyeceğiz’

‘Rahat dönem olmayacak bedel ödeyeceğiz’

Bankacılık, ihracat ve turizmde düşük kâr ve nakit darboğazı yaşanacağını söyleyen İş Bankası Genel Müdürü Aran, önceki dönemlerde olması gerekenden fazla cazipleşen kârlılığın bedelinin ödeneceği mesajını verdi

Yayınlanma: 09 Mayıs 2024, 00:00

‘Rahat dönem olmayacak bedel ödeyeceğiz’

Sabrican Tıknazoğlu

A+ A

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ve İstanbul Orman Bölge Müdürü Celal Pir “81 İlde 81 Orman Projesi”ni anlatmak için basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hakan Aran, ekonomi gündemiyle ilgili de açıklamalar yaptı. Mevcut kur seviyesinin turizmi etkileme potansiyeli endişesine dair görüşleri sorulan Aran, şu ifadeleri kullandı:

“İçinde bulunduğumuz dengelenme sürecinde ihracat, turizm, ithalat konusunda bir takım sıkıntılar yaşanabilir. Her sektörde, bankacılıkta da turizm sektöründe de ihracatta da kâr düşüşüyle bir süre geçirmek durumunda kalacağız. Tüm işletmelerin mücadele etmesi gereken şey, daha düşük kâr ve nakit darboğazı yönetmek olacak. Rahat bir dönem olmayacak. Geçmişte yaşanan akıl dışı periyottaki faydaların bu dönemde beklenmemesi gerektiğini, sağlıklı olan yapıya gelirken de bedelini ödeyeceğimizi söyleyebilirim. Nasıl; turizm, ihracat bir dönem çok cazipse şimdi de olması gereken seviyenin altında olduğu bir yıl geçecek. Olması gerekene gelene kadar da riskleri hep beraber yönetebileceğiz. Ancak sıkıntılı olacak. Çok fazla kârlı olmayacak. Nakit yaratma işini daha iyi yapmak zorunda kalacağız, bunun da toplumda yansımalarını göreceğiz.”

‘YÜKSEK BANKA KÂRLILIĞI DOĞRU DEĞİL’

Bankacılık sektörünün kârlılık seviyesinin kamuoyunda dile getirildiği kadar yüksek olmadığını vurgulayan Aran, “Bankalar yüksek kâr açıkladı demek doğru değil. Bir önceki çeyreğe ve geçen seneye göre kıyaslandığında enflasyonu da dikkate aldığınızda kârlarda ciddi bir düşüş var. Önemli olan nokta ana bankacılık faaliyet kârları çok düştü. Bankacılık, en düşük kârlılık dönemini yaşıyor. Diğer kâr artışları, ana bankacılık sektöründen oluşmuyor.” dedi.

NORMALE DÖNÜŞ 30 EYLÜL’DE

Bankacılık sektöründeki sıkıntıların düzeleceğini ancak bu sıkıntıların 6 ay daha devam edeceğini belirten Hakan Aran, şöyle devam etti:

“Çünkü ne mevduat ne kredi faizleri ne de enflasyona karşı konumlanma tam yerine oturmadı. Ekstrem bir dönem geçiriyoruz. 2023 Mayıs seçimlerinden sonraki haziran ve temmuz aylarındaki yüksek enflasyonun içinde bulunduğu diliminin içerisindeyiz. Ancak 3 Haziran’daki enflasyon rakamını gördükten sonra bu dönemi geride bırakacağız. Denge o zaman oluşacak ve bu bir seferde, bir ayda olacak. Ağustos ve eylül aylarını geçtikten sonra, 30 Eylül itibarıyla ülkede mevduat, kredi faizleri ve enflasyonun makul bir seviyeye oturmaya başladığını göreceğiz. Bankacılık da hem mevduat müşterileri, tasarruf sahipleri için hem de kredi kullanıcıları için biraz daha öngörülebilir hale gelecek. Sıkışıklığın dozu biraz daha azalmaya başlayacak.

“Mevduatta önemli olan beş ve 10 yıllık kağıtlardaki faizlerin düşüp veri meyvesinin sağlıklı bir hâl alması. Bu yatırımcının enflasyonla mücadelede başarıya inandığını gösteriyor. 10 yıllık bir kağıdın şu anda yüzde 28’lik bir faizi şunu gösteriyor; Türkiye enflasyonu yüzde 28’lik faizi bile kârlı hale getirecek bir noktaya indirecek. Bu ne kadar aşağıya inerse enflasyonla mücadelede o kadar inandırıcı olduğumuzu gösterecek. Bu sağlıklı oluştuğu takdirde; içeride daha uzun süreli borçlanmayı, risk priminin azalmasını ve dışarıdan daha uygun maliyetli kaynak bulmayı sağlayıp enflasyonla mücadeleye zarar vermeden sağlıklı bir kredi, mevduat dengesini getirebileceğiz. Hep uçlarda, sağlıksız bir dönem geçirdik. Aşırı ucuz bir kredi ile, çok büyük kredi büyümesi ve parasal bolluk. Bir anda bunun tersi sıkılaşma. Bir türlü dengeye gelemedik. Onun sıkıntısını yaşıyoruz. Ekim ayından sonra bu denge seviyesini görmeye başlarız. Sene sonunda da bu denge oturur.”

KRİZ TEHLİKESİ GÖRÜNMÜYOR

Türkiye’de de ABD’deki gibi bir bankacılık krizinin mümkün olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Aran, Mayıs seçimleri öncesinde kriz riskinin olduğunu fakat ortadan kalktığını söyledi. Aran, sözlerini şöyle tamamladı:

“2023 Mayıs seçimlerinden önce, zorla almak durumunda kaldığımız menkul kıymet tesisinden dolayı o dönem risk üstlendik. Şu anda da yüzde 50 seviyesine çıkmışken faizler, bundan sonra faiz artırımı öngörseydik bir riskten bahsedebilirdik. Yüzde 8,5’luk politika faizi yüzde 50’ye çıkarken bunu yaşamayıp bilançolarımızda absorbe edebildiysek artık riskin kalktığını gösterir.”

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.